dünyanın yedi harikası
 felsefe dünyası
 ünlü ressamlar ve resimleri
 icatlar ve keşifler
 Namık Kemal hürriyet kasidesi
 Mevlana ve Mesnevi
TÜRKÇE DİL BİLGİSİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TÜRKÇE DİL BİLGİSİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Edebiyat – Türkçe etkinlği-Bulmaca


 EDEBİYAT – TÜRKÇE BULMACA

2
SORULAR
1- Cümlede iş, oluş ve hareket bildiren sözcük; eylem
2- Şiirde dize sonlarındaki ses benzerliği
3- Varlıkları ve kavramları karşılayan sözcükler
4- Atalarımızın söylediği özlü ve mecazlı sözler
5- Yaşanmış ya da yaşanması mümkün olan olayları yer, zaman ve olay çerçevesinde anlatan olay yazıları
6- Bir yazı ya da şiirde asıl belirtilmek istenen düşünce
7- Çeşitli konularda yazılabilen ve yazarların ortaya koyduğu düşünceyi ispatlaması gereken yazı türü.
8- İsmin yerine kullanılan sözcükler.
9- Şiirde dize sonlarında aynı görevde kullanılan ses benzerlikleri.
10- En az iki sözcükten oluşan ve bir yargı bildirmeyen mecazlı dil birlikleri.
11- Bir bağlaç
12- Yazım kuralları
13- Yazarın herhangi bir konuda dilediği gibi yazdığı yazılar.
14- Seslenme, şaşırma, inleme gibi duygu bildiren cümlelerin sonuna konan bir noktalama işareti
15- Fiillerin zaman, şahıs veya dilek bildiren, ek almış biçimlerine verilen ad.
16- Yazının belli bir düzen içinde yazılabilmesi için yapılan düzenleme.
17- Yaşanması mümkün olmayan olayların anlatıldığı ve kişilerinin gerçek hayatta karşılaşamayacağımız varlıklardan oluştuğu yazın türü.
18- İsimlerin önüne gelerek onları çeşitli yönlerden belirten ve niteleyen sözcüklere verilen ad.
19- Bir bağlaç
Ders Bulmacaları Sayfasına Dön
devamını okuyunuz... >>

Dil Bilgisi ile ilgili etkinlik-Bulmaca


DİL BİLGİSİ -2 – BULMACA

3
SORULAR
YUKARIDAN AŞAĞIYA:
1- Kökün anlamıyla ilişkili olarak yeni anlamda sözcükler oluşturan ek.
2- Bir sözcüğün gerçek anlamının dışında kullanılması.
3- (Tersi) varlığını beş duyu organıyla algılayamadığımız varlıkların ismi.
4- Bir hecede mutlaka bulunması gereken nedir?
5- Tabiattaki canlı ve cansız varlıkların çıkarmış olduğu sesleri taklit ederek türettiğimiz sözcükler.
6- Bazı iki heceli sözcüklerin ünlü ile başlayan bir ek aldığında ikinci hecedeki ünlüsünün düşmesi.
SOLDAN SAĞA:
1- Y,Ş,S,N harflerine verilen ad.
2- Yazılış ve söylenişleri farklı, anlamları aynı olan kelime.
3- Yazılış ve söylenişleri farklı, anlamları aynı olan sözcükler.
4- Bilim ve sanat dallarıyla ilgili kelimelere verilen ad.
5- Varlığını beş duyu organımızla algılayabildiğimiz varlıklar.
6- Türkçe sözcüklerin sonunda hangi harfler bulunmaz?
7- (Tersi) ağzımızdan bir çırpıda çıkan ses ya da ses topluluğu.
8- Yapım eki almış sözcük.
9- Yazılış ve söylenişi aynı, anlamları farklı olan sözcük.
devamını okuyunuz... >>

Eş Anlamlı sözcükler ile ilgili etkinlik-bulmaca


KELİME AVI – EŞ ANLAM

4
 KELİMELER
MANA, YİTİRMEK, FAKİR, YANIT, HİSSE, TAMİR, TUTSAK, SÖZCÜK,
AK, SUÇ, UFAK, SULH, AMAÇ, REY, DİZE,KONUK, FAYDA, İKAZ,
GÜÇLÜ, ASKER, ŞAİR, ANI, ZOR, IRAK, DEĞERLİ, SONBAHAR
devamını okuyunuz... >>

zıt anlamlı sözcükler ile ilgili etkinlik– bulmaca


KELİME AVI – ZIT ANLAM

5
 KELİMELER
DOST, SICAK, ALÇAK, KARA, GENÇ, KÖTÜ, SAVAŞ, DOĞRU, AÇIK,
UCUZ,DELİ, SON, ÇİRKİN, KALIN, HAFİF, YENİ, GÜLMEK, GENİŞ, GECE,
BEYAZ, BÜYÜK, ÜRETİCİ, HIZLI, USTA.
devamını okuyunuz... >>

Sözcük Türleri ile ilgili etkinlik– Bulmaca


SÖZCÜK TÜRLERİ – BULMACA

6
SORULAR
Yukarıdan Aşağıya:
1-İkiden fazla ismin birbirini tamlaması ile oluşmuş tamlama çeşidi.
2- Canlı ve cansız varlıkları, kavramları tanıtmaya yarayan sözcük.
3- “-ler, -lar” çoğul eki almadan çokluk ifade eden sözcüklerdir.
4- Sözcüklerin anlamlarını değiştirmeden, tümcedeki görevlerini belirleyen eklere denir.
5- Eylemin sadece hareket, iş, oluş, durum anlamı taşıyan kısmının sonuna -mek, -mak eki eklenerek eylem adı oluşmuş biçimi.
6- “Gelmek” eyleminin di’li geçmiş zaman 2. tekil şahsı.
7- Eylemlerin sonuna gelerek şahsını belirten ek.
Soldan Sağa:
1- İsmin yerini tutan sözcük.
2- Tamlayan ya da tamlananı ek almış isim tamlaması.
3- Sadece insanların yerini tutan zamirler.
4- Varlıkların yaptıkları iş, oluş, hareket ve eylemi anlatan sözcük.
5- Yapım eki almış sözcükler.
6- Bir sözcüğün sunu ünsüz harfle bitiyor, ondan sonra gelen kelime ünlü harfle başlıyorsa, iki sözcüğün birleşik gibi okunması.
7- Sıfatların, anlamlarını güçlendirme ve kuvvetlendirme.
8- “Kızgınlık” sözcüğünün kökü.
9- Her iki ismin de ek almadığı isim tamlaması.
10- Bazı eklerde sıfatların anlamlarının daraltılmasına denir.
11- Sözcük kök ya da gövdelerine eklenerek yeni anlamda sözcükler türeten ek.
12- Sözcüklerin hiç ek almadan kullanılan biçimi.
devamını okuyunuz... >>

Ses Bilgisi ile ilgili etkinlik- Bulmaca


SES BİLGİSİ – BULMACA

7
SORULAR
YUKARIDAN AŞAĞIYA:
1- Türklerin kullandığı alfabelerden sonuncusu.
2- “ı,i,u,ü” ünlülerinin özelliklerinden biri.
3- Yalnız başına söylenmeyen ancak bir ünlü harf yardımıyla söylenebilen harflere verilen ad.
4- “a, ı, o, u” harflerinin ortak özelliği.
5- Büyük ünlü uyumuna uymayan eklerden biri.
6-Büyük ünlü uyumuna uymayan eklerden biri.
7- (Tersi) Büyük ünlü uyumuna uymayan bir sözcük.
8- Akciğerlerden gelen havanın; gırtlakta bulunan ses tellerini titreştirmesiyle oluşup, dil, diş, çene, ve dudakların yardımıyla şekillenmesine verilen ad.
9- Türklerin kullandığı alfabelerden biri.
10- Türklerin ilk kullandığı alfabenin adı.
11- Ünlünün olumsuzu.
SOLDAN SAĞA: 
1- (Tersi) İnsanların birbiriyle anlaşmasını sağlayan araç.
2- Bir ya da birden fazla heceden oluşan, yalnız başına anlamı olmayan ya da tümce içerisinde anlam kazanan hece topluluğuna verilen isim.
3- “e,i,ö,ü” ünlülerinin ortak özelliği.
4- Ağzımızdan çıkarken hiçbir engele uğramadan çıkan harflere verilen isim.
5- “a,e,ı,i” ünlülerinin ortak özelliği.
6- “a,e,o,ö,” ünlülerinin ortak özelliği.
7- Büyük ünlü uyumuna uymayan eklerden biri.
8- Büyük ünlü uyumuna uymayan eklerden biri.
9- Büyük ünlü uyumuna uymayan eklerden biri.
10- Harflerin belli bir sıraya göre dizilmiş durumuna verilen isim.
11- Seslerin yazıdaki işaretlerine verilen isim.
12- “o,ö,u,ü” harflerinin ortak özelliği.
13- Türklerin kullandığı dilin adı.
devamını okuyunuz... >>

Edebiyat Türleri ile ilgili etkinlik- Bulmaca


KELİME AVI – EDEBİYAT TÜRLERİ – BULMACA

8
KELİMELER
HİKAYEROMANDENEMEMAKALE, FIKRA, ANIBİYOGRAFİ,
 ÖYKÜOTOBİYOGRAFİŞİİR, SOHBET, ELEŞTİRİ
devamını okuyunuz... >>

Noktalama ve Yazım Kuralları ile ilgili etkinlik -Bulmaca

Noktalama ve Yazım Kuralları – Bulmaca:

NOKTALAMA VE YAZIM KURALLARI - BULMACA

bulmaca
 SORULAR
YUKARIDAN AŞAĞIYA:
1- Genellikle “Bir varmış, bir yokmuş…” şeklinde başlayan ve yaşanması mümkün olmayan, olağanüstü olaylarla dolu  fakat ibret alınabilecek yazı türü.
2- Duygu ve düşüncelerin, zengin hayallerin oyumlu sözlerle anlatıldığı yazı türüdür.
3- Virgülle ayrılmış sözcük gruplarını birbirinden ayırmada kullanılan bir noktalama işaretidir.
4- Başkalarına ait sözler o işaretin arasına alınır.
5- Tamamlanmamış cümlelerin sonuna konur.
6- “Ah, off, eyvah…” gibi sözcüklerin sonuna konan işaret.
7- Kısaltmalarda, cümlenin bitiminde, sıra bildiren rakamların ardında hangi noktalama işaretini kullanıyoruz?
8- Karşılıklı konuşmalarda, söylenen sözün önüne hangi işaret konur.
9- “Bu ekmeği nereden aldın( )” cümlesinin sonuna hangi noktalama  işareti konulmalı.
10- Her zaman büyük harfle başlayan; Ankara, Ali, Türkiye,Türkçe gibi isimlerin türü…
11- Varlıklara ad olan, bir varlığı ya da kavramı karşılayan sözcük türü.
SOLDAN SAĞA: 
1- Kendisinden sonra örnekler verilecek cümlelerin sonuna hangi noktalama işareti konur?
2- Bir ismin önüne gelerek, o varlığın durumunu, yerini,rengini, sayısını… belirten sözcük türü…
3- Şiirdeki dizelerin her biri.
4- “Yaylı ayraç” işaretinin diğer adı.
5- Uzun cümlelerde özneden sonra hangi noktalama işareti konur?
6- Bağlaç olarak kullanıldığında ayrı yazılan ek.
7- Yazıda alt alta gelen aynı sözlerin tekrar yazılmasını önlemek için kullanılan işaret.
8- Hal eki olarak kullanıldığında birleşik olarak yazılırken, bağlaç olarak kullanıldığında ayrı yazılan bir ek…
9- Satır sonunda tamamlanmamış olan sözcüğün heceleri hangi işaretle ayrılır.
10- Bir bağlaç.
11- Diğer adı “hatıra” olan yazı türü.
12- “Yazım Kuralları“ ifadesi yerine “………. Kuralları” ifadesi de kullanılabilir. “Yazım” ile eş anlamlı olan bu kurallar topluluğuna hangi isim verilir?
13- Ayrı yazılan soru eki.
14- Hem tamlayanı hem de tamlananı ek alan isim tamlamasıtürü.
devamını okuyunuz... >>

DİLİMİZDE KULLANILAN YABANCI SÖZCÜKLERİN TÜRKÇE KARŞILIKLARI


Abes : Anlamsız, saçma
Abluka : Kuşatma, çevirge
Abone : Sürdürümcü
Absürt : Saçma, usdışı
Adapte : Uyum
Adi : Bayağı, sıradan
Adisyon : Hesap
Agresif : Saldırgan
Ahize : Almaç
Aidat : Ödenti
Air bag : Hava yastığı
Ajanda : Andaç
Aksiyon : Eylem, edim
Aktif : Etkin
Aktivite : Etkinlik
Aktüel : Güncel
Aleyhtar : Karşıtçı, karşı görüşlü
Alfabe : Abece
Alternatif : Seçenek
Amatör : Özengen, deneyimsiz
Ambargo : Engelleyim
Ambiyans : Hava
Amblem : Belirtke
Ambulans : Cankurtaran
Ampermetre : Akımölçer
Analitik : Çözümleyici
Analiz : Çözümleme
Anarşi : Başsızlık, kargaşa
Anatomi : Gövdebilim
Anekdot : Öykü
Angarya : Yüklenti
Animasyon : Canlandırma
Anons : Duyuru
Anket : Sormaca
Anons : Sesli duyuru
Ansiklopedi : Bilgilik
Antetli : Başlıklı
Antipatik : Sevimsiz
Antifiriz : Donma önleyici
Antreman : Alıştırma, çalışım
Antrenör : Çalıştırıcı
Argüman : Donatı, kanıt, dayanak
Arkeoloji : Kazıbilim
Aroma : Hoş koku
Arşiv : Belgelik
Artist : Sanatçı, oyuncu
Asayiş : Düzenlilik, güvenlik
Asistan : Yardımcı
Asparagas : Uydurma
Astronomi : Gökbilim
Ateizm : Tanrıtanımazlık
Atıf : 1-Yöneltme 2-İlişkili bulma 3-Gönderme
Atmosfer : Havayuvarı
Atom : Ögecik
Atölye : İşlik
Avans: Öndelik

B
Bahir : Deniz
Baht : Yazgı, kader
Bakiye : Kalan
Bandaj : Sargı
Banliyo : Çevre, yörekent
Bariyer : Engel
Bariz : Belirgin, açık
Bariyer : Engebe
Beraat : Aklanma
Best-seller : Çok satan
Bilboard : Duyuru tahtası
Bilhassa : Özellikle
Biyografi : Öz geçmiş
Bizzat : Kendisi
Blöf : Kandırmaca
Bodyguard : Koruma
Bone : Başlık
Bonkör : Eliaçık
Botanik : Bitkibilim
Boykot : Direniş
Branş : Dal, kol
Brifing : Bilgilendirme, Sunu
Brüt : Kesintisiz
Buldozer : Yoldüzler
Burjuva : Kentsoylu
Burjuvazi : Kentsoyluluk
Buton : Düğme

C
Camia : Topluluk
Cari : Yürürlükte olan
Catering : Yemek hizmeti
Celse : Oturum
Cengaver : Savaşçı
Center : Merkez
Cenup : Güney
Cereyen : Akım
Cetvel : Çizelge, düzçizer
Cevap : Yanıt, karşılık
Check up : Tümtanı
Cihaz : Aygıt

D
Dahil : İç, içsel
Darbımesel : Atasözü
Darphane : Para basımevi
Data : Veri
Debriyaj : Kavrama
Defans(if) : Savunma, savunmalı
Deforme : Şekli bozulmuş
Defroster : Buz çözer
Deklarasyon : Bildiri, açıklama
Demo : Tanıtım
Demonstrayon : Gösteri
Departman : Bölüm
Despot : Buyurgan
Direktör : Yönetmen
Dizayn : Tasarım
Done : Veri
Download : Yüklemek
Driver : Sürücü
Dubleks : İki katlı

E
Edebi : Sonsuz
Ebeveyn : Ana baba
Ecnebi : Yabancı
Edat : İlgeç
Edip : Yazar
Editör : Yayımcı
Egoist : Bencil
Egzersiz : Alıştırma
Ego : Ben
Ekstra : Fazla, fazladan
Elastik : Esnek
Enformasyon : Danışma
Entegre : Bütünleşik
Entern : Yetişici
Eskiz : Taslak
Exit : Çıkış

F
Faal : Çalışkan, etkin
Fahri : Onursal
Fail : Yapan, eden
Faiz : Getiri
Faktör : Etken
Final : Son
Fanatizm : Bağnızlık
Fasıl : Bölüm
Federal : Birleşik
Finish : Bitiş, varış
Full : Tam
Full Time : Tam gün
Fullemek : Doldurmak

G
Garp : Batı
Gıyabi : Yokken
Global : Küresel
Grafik : Çizge, çizenek
Gramer : Dilbilgisi
Grev : İşbırakımı
Gurup : Gün batımı
Güruh : Toplaşım, kalabalık
Güya : Sanki, sözde

H
Hakiki : Gerçek
Handikap : EngelHarcırah : Yolluk
Hard Disc : Ana Bellek
Harfiyen : Değiştirmeksizin
Hasıl : Ürün, verim
Hayalperest : Düşkurucu
Haysiyet : Onur, saygınlık
Hazar : BarışHit : Gözde

İ
İmtiyaz : Ayrıcalık
İskonto : İndirim
İzolasyon : Yalıtım

J
Jaluzi : Şerit perde
Jenerasyon : Soy, kuşak
Jeneratör : Üreteç
Jenerik : Tanıtımık
Jenosit : Soy kırım
Jeofizik : Yer fiziği
Jeolog : Yerbilimci
Jeoloji : Yerbilim

K
Kabine : Bakanlar kurulu
Kabotaj: Gemi işletimi
Kadastro : Yeryazım
Kadir: Değer
Kaide: Değer
Kainat: Evren
Kalibraj: Ayarlama
Kalite : Nitelik
Kamer: Ay
Kamera: Alıcı
Kampüs : Yerleşke
Karambol : Karışıklık
Kartel : Tekel
Komite : Kurul
Kompetan : Uzman
Komplike : Karışık, dolaşık
Komünikasyon : İletişim
Konfeksiyon : Hazır giyim
Konferans : Konuşma, toplantı
Kongre : Kurultay
Konsept : Kavram
Konsültasyon : Danışım
Kozmik : Evrensel

L
Laboratuvar: Beklemelik
Lağvetmek: Kaldırmak
Laptop: Dizüstü bilgisayar
Limit: Sınır, uç
Literatür: Yazın
Loder: Yükler
Lojman: Kurum konutu

M
Mamafi : Bununla birlikte
Mecmua : Dergi
Mega : Çok büyük
Mesaj : Bildiri, ileti
Metot : Yöntem
Metropol : Ana kent
Minimum : En az
Misyon : Özel görev
Modern : Çağdaş
Modernize etmek : Yenilemek
Montaj : Kurgu

N
Naçizane : Önemsiz, değersiz
Nadide : Görülmemiş, az görülen
Nafaka : Geçimlilik
Nafile : Boşuna
Nağme : Ezgi
Nahiye : Bölge, bucak
Nahoş : Tatsız, kötü, yakışıksız
Nakden : Para olarak
Nasihat : Öğüt
Nezaket : İncelik

O
Obje: Nesne
Ofansif : Atak
Offline : Çevrimdışı
Ofis : İşyeri
Ofset : Düzbaskı
Okey(lemek) : Onay, onaylamak
Oley : Yaşa!
Online : Çevrimiçi
Optima : En uygun
Optimist : İyimser
Ordövr : Ön yemek
Organizasyon : Düzen, düzenleme
Orijinal : Özgün
Otistik : İçe kapanık
Otokritik : Özeleştiri

P
Paradigma : Değerler dizisi
Parafe etmek : İmcelemek
Part time : Yarım gün
Plaza : İş merkezi
Provokasyon : Kışkırtmak
Provokatör : Kışkırtıcı
Prömiyer : İlk oyun, açılış

R
Radyasyon : Işıma, ışınım
Rakım : Yükseklik, yükselti
Rakip : Yarışmacı
Rampa : Yokuş
Randevu : Buluşma
Randıman : Verim
Rapor: Yazanak
Rasat : Gözlem
Rastgele : Gelişigüzel
Realite : Gerçek, gerçeklik
Reflektör : Yansıtıcı
Reyting : İzlenme oranı
Rezervasyon : Yer ayırtma
Roof : Çatı

S
Sabotaj : Kundaklama
Sansür : Sıkıdenetim
Sauna : Buhar banyosu
Sav : Tez
Seans : Oturum, kez, süre
Sekreter : Yazman
Sembol: Simge
Sembolik : Simgesel
Seminer : Topluçalışım
Sempati : Cana yakınlık
Sempatik : Sevimli, cana yakın
Sempatizan : Duygudaş
Senkron : Eşzaman
Sentez : Bireşim
Server : Sunucu
Sezon : Sürem
Show-Şov : Gösteri
Showman : Gösteri adamı
Simültane : Eşzamanlı
Sirkülasyon : Dolaşım
Sistem : Dizge
Skandal : Utanca
Skor : Sonuç
Skor board : Sonuç tahtası
Slayt : Saydam, yansı
Slogan : Savsöz
Software : Yazılım
Solaryum : Güneşletici
Sorti : Çıkış
Sosyal : Toplumsal
Sosyalist : Toplumcu
Sosyolog : Toplum bilimci
Sömestr : Yarıyıl, dönem
Spesifik : Özgül
Spesiyal : Özel
Spiker : Sunucu
Sponsor : Destekleyici
Staj : Uygulamalı öğrenim, yetişim
Star : Yıldız
Start : Başlangıç
Start Almak : Başlamak
Stil : Biçem
Stok : Yığım
Stres : Gerilim
Süper : Üstün, en büyük
Sürpriz : Şaşırtı


Ş
Şantaj : Göz korkurtma
Sark : Doğu
Şekil : Biçim, tutum
Şerh : Açma, ayırma
Şofben : Su ısıtıcısı
Şoför : Sürücü
Şok olmak : Çok şaşırmak
Şov : Gösteri
Şovrum : Sergi evi
Şube : Dal, kol

T
Taahhüt : Üstlenme
Tahkim : Pekiştirme
Tahlil : Çözümleme
Tahliye : Salıverme
Taklit : Öykünme
Tali : İkincil
Talk şov : Söz gösterisi
Tansiyon : Kan basıncı, gerilim
Tasarruf : Biriktirme, artırım
Tatil : Dinlence
Taviz : Ödün
Tazminat : Ödence
Tebliğ : Bildiri
Tedavül : Geçerlik, sürüm
Tekabül etmek : Karşılamak
Teknik : Yol, yöntem
Tekzip : Yalanlama
Temyiz : Ayırt etme
Teorem : Önerme
Teori : Kuram
Teorik : Kuramsal
Terapi : İyileştirme
Tercüme : Çevirme, çeviri
Termometre : Sıcaklık ölçer
Terör : Yıldırı
Tesir : Etki
Tesisat : Kurum, kuruluş
Test : Sınama
Tez : Sav
Tezat : Çelişki, karşıtlık
Tiraj : Baskı sayısı
Torpil : Kayırma
Totaliter : Baskıcı, bütüncülTrafik : Gidiş-geliş
Trajedi : Ağlatı
Transparan : SaydamTrend : Yönelme, eğilim
Turizm : Gezim
Tümör : Ur
Türbülans : Ters akıntı


U
Ufuk : Çevren
Uhde : Görev, sorumluluk
Ultrasonik : Sesüstü
Uzuv : Örgen
Ultraviyole : Morötesi

Ü
Ümitvar : Umutlu
Ümmi : Okur yazar olmayan
Ünite : Birim
Üniversel : Evrensel
Üniversite : Evrenkent, bilimtay
Üstüvane : Silindir
Üryan : Çıplak, yalın
Ütopik : Hayali, düşsel
Ütopya : Hayal, hayal ülke


V
Vazo : Çiçeklik
Versiyon : Sürüm
Vesaire : Ve benzeri
Vesait : Araçlar
Vestiyer : Askıyeri, askılık
Video : İzlemece
Vitrin : Sergen, sergilik
Viyadük : Aşıt, kuruköprü
Vize : Görüldü
Vizyon : Ufuk, ileri görüş
Vuslat : Kavuşma
Vuzuh : Açıklık, aydınlık

Y
Yakamoz : Parıltı
Yeknesak : Tekdüze
Yekûn : Toplam
Yevmiye : Gündelik

Z
Zaaf :Güçsüzlük, düşkünlük
Zabıt : Tutanak
Zamir : Adıl
Zevat : Kişiler
Ziraat : Tarım
Zirve : Doruk

About these ads

devamını okuyunuz... >>

ÇIKMIŞ ANLATIM BOZUKLUĞU SORULARI VE ÇÖZÜMLERİ


SON 10 YILDA ÖSS'DE SORULMUŞ
ANLATIM BOZUKLUĞU SORULARI ve ÇÖZÜMLERi
 
1.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Genellikle kitap okuyarak vaktimi geçiriyorum.
B) Arkadaşlarımızın sorununa sahip çıkarak desteklemeliyiz.
C) Bu yıl,tatilimi İstanbul’da geçirmek istiyorum.
D) Orada, eski arkadaşlarımla görüşeceğim.
E) Onunla geçen yıl burada karşılaşmıştık.
2.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) İş konusunda ben onu, onu o da beni etkilemek istemez.
B) Onun bu durumda nasıl davranacağını sen benden iyi bilirsin.
C) Görüşlerinizi sözle değil, yazıyla belirmelisiniz.
D) Yazılarında ayrıntılara girmeyip konunun özünü vurgular.
E) Söylediği sözün doğruluğuna inanırsa onu asla geri almaz.
3.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Eldeki sonuçlar, bugüne değin yanlış bir yol izlediğini açıkça ortaya koyuyor.
B) Olayla ilgili herkes başka başka şeyler söylüyor
C) Çoğu kişi, sorunun bir başka çözümünün olmadığı kanısında.
D) Bu tutumuyla ailesine zarar mı veriyor yarar mı anlayamadık.
E) Dostların birbirlerini eleştirmekten kaçınmaları gerektiğine inanıyorum.
4.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Böyle bir yarışmaya ilk kez katılıyorum
B) Yarışmaya katılmadan önce özel bir hazırlık yapmadım.
C) Özel zevklerim arasında kitap okumayı severim.
D) Bu tür yarışmalarda sorulan soruları kolay buluyorum.
E) Öteki arkadaşlara başarılar dilerim.
5.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Okula yeni başlayan çocukların okulu sevmesinde öğretmenin rolü büyüktür.
B) Çocuklara, okula başlamadan önce aileler, okulda da öğretmenler okulun
yaralarını anlatmalı.
C) İlk okula başlayan çocuklara, yeni arkadaşlar edinecekleri söylenmelidir.
D) Okula giden çocuk sonra anne-babasıyla olduğu gibi öğretmenleriyle de
iletişim kurmayı öğrenir.
E) Anne ve babalar çocuklarıyla sürekli ilgilenmeli, öğretmenine durumunu
sormalıdır.
6.Aşağıdaki dizelerin hangisinde özne-yüklem uyşmazlığı vardır?
A) Gözümün değdiği yere gül düşer.
B) Dinle de gönlümü alıver gitsin.
C) Yer yüzünde bir sen bir de ben varım.
D) İstersen dünyayı çağır imdada.
E) Arkandan gelecek hep ayak sesi.
7.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde aynı anlama gelen sözler gereksiz yere
bir arada kullanılmıştır?
A) Kahvaltıdan önce tüm öğrenciler, ellerinde süpürgeler, derslikleri ve spor
salonunu temizliyorlar.
B) Bu gençler, ölmek üzere olan, can çekişen bir sanat dalını canlandırmak için
yetiştiriliyorlar.
C) Onlar, işyerlerini temiz ve düzenli tutmayı, vazgeçilmesi olanaksız bir görev
bilmişler.
D) Öğrenciler öğretmenlerine ve arkadaşlarına her zaman saygılı davranıyorlar.
E) bu eğitim merkezinde, gençler oyma mobilya ve dekorasyon işleri öğretiliyor.
8.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Üyelerimize derneğimizin çalışmaları konusunda bilgi vermek istiyoruz.
B) Bu yılki etkinliklerimiz arasında çeşitli geziler de yer alacaktır.
C) İşte bu yüzden dolayı sizleri buraya toplamış bulunuyoruz.
D) Çevre ile ilgili çalışmalarımızda başarıya ulaştığımız söylenebilir.
E) Bu konuları yeni üyelerimizle ayrıca görüşmeyi düşünüyoruz.
9.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Türkiye’nin birkaç bölgesi hariç henüz kar görmedi.
B) Hava sıcaklığının bir kaç derece daha düşmesi bekleniyor.
C) Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için belirli saatlerde dışarıya çıkmak
gerekir.
D) Şiddetli rüzgârın deniz trafiğini aksattığı söyleniyor.
E) Kar yağışı sürerse okulların tatil edilmesi düşünülebilir.
10.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Çocukların eğitiminde hem ailenin hem de okulun önemli rolü vardır.
B) Okuma sevgisi konusunda çocukların en çok anne ve babalarını örnek
aldıkları unutulmamalıdır.
C) Çocuklara, yeteneklerini geliştirmek için gerekli olanaklar sağlanmalıdır.
D) Çocuklar bundan en az zarar ya da hiç zarar görmeden kurtarılmalıdır.
E) Oyuncak seçerken çocuğun yaşına uygun olanlar tercih edilmelidir.
11.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Toplantıya katılırsak biz de düşüncelerimizi açıklayacağız.
B) Sorunu çözebilmek için sizden de bilgi isteyeceğiz.
C) Bu konuyla ilgili açıklamayı yarın yapacağız.
D) Oraya zamanında varabilmek için erkenden yola çıkacağız.
E) Bu haberin ne kadar doğru olup olmadığını öğreneceğiz.
12.(1)Bu dönem tiyatro yazarları, okunsun diye değil sahnede oynansın diye
oyun yazarlardı.(2)Tiyatro oyunları, değerli edebiyat örnekleri sayılmadığı için
bunlar genellikle yayımlanmazdı.(3)Bugün çoğunluk için film senaryoları neyse,
o sıralarda yazılan tiyatro oyunları da oydu.(4)İşte bu yüzden o çağda üretilen
tiyatro oyunlarının çoğu yok olup gitti.(5)O dönemde yazılanlardan elimizde
sadece bu oyunlar kaldı.
Yukarıda numaralanmış cümlelerin hangilerinden, altı çizili sözcüğün
atılması cümlede anlam değişmesine yol açar?
A) 1.ve 2.            B) 1.ve 3.              C) 2.ve 3.        D) 3.ve 4.       E) 4.ve 5.
13.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Şiirlerinde bol bol abartılmış sözcükler seçmesi yüzünden hitabet havası
taşımaktadır.
B) Günümüzde dergiler ve gazeteler, deneme türünün gelişip yaygınlaşmasına
uygun bir ortam hazırlamaktadır.
C) Osmanlı İmparatorluğunda Lale Devrinde çeviri çalışmaları yapıldığı biliniyor.
D) Bence edebiyat eleştirisinin edebiyat incelemesiyle bir arada, iç içe
düşünülmesi gerekir.
E) Sanatın başlıca amacının güzellik olduğunu savunan yazarın, bu konuda
söylediklerine bir göz atalım.
 
14.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Bu işi onun başaracağını sanıyorum.
B) Yapılanları doğru bulmadığıma inanıyorum.
C) Alınan kararları sana da bildiriyorum.
D) Yaptıklarının yeterli olmadığını anlatmaya çalışıyorum.
E) Kamuoyunun bu konuda aydınlatılması gerektiğini düşünüyorum.
15.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu, cümlenin uygun
bir yere ‘onu’ sözcüğü eklenerek giderilebilir?
A) Elbiseler dolaplara özenle yerleştirilir, güve yemesin diye elbise aralarına
naftalin konurdu.
B) Çocuk bir yandan yaralı kuşa korkuyla bakıyor; bir yandan da onu sevmek
istiyor.
C) Annesi çocuğun aç olmadığını biliyor; ama yinede pastadan yemesini istiyor.
D) Ali, arkadaşı Mustafa’yı hem çok seviyor, hem de kimi davranışlarından
dolayı kızıyor.
E) Otobüsler buraya gelince duruyor, bekleyen yolcular bindikten sonra yeniden
yola koyuluyor.
16.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ‘aşağı yukarı’ sözü gereksizdir?
A) Bu işyerinde aşağı yukarı üç dört yıldan beri çalışıyorum.
B) aşağı yukarı beş yıl önce yine böyle şiddetli bir kış yaşamıştık.
C) Buralarda ekinler, aşağı yukarı biçilecek duruma geldi.
D) Şubat ayı sonunda bu ağaçların aşağı yukarı hepsi kesilecek.
E) O gün sınıfın aşağı yukarı yarısı tören alanında toplanmıştı.
17.Elbette onunla birlikte gitmiş olabilir.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Öğe eksikliği              
B) Özne yüklem uyuşmazlığı
C) Öznenin belirtilmemiş olması
D) Aynı anlama sözcüklerin birlikte kullanılması
E) Anlamca çelişen sözcüklerin birlikte kullanılması
18. Bu konuda gençleri azımsamak doğru değildir.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Gereksiz sözcük kullanılması
B) Bir sözcüğün anlam bakımından yanlış kullanılması
C) Tamlamanın yanlış yapılması
D) Ekeylemin yanlış kullanılması
E) Yüklemine göre olumsuz cümle olması
19.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Sorunlara, onun daha nesnel bir tavırla yaklaşacağını ve çözüm getireceğini
umuyordum
B) Son günlerde tanık olduğum bazı, olaylar, onunla ilgili görüşlerimin
değişmesine yol açtı.
C) Amaçlarına ulaşabilmek için her türlü engeli aşmaya çalışan bu gençlere
imreniyorum.
D) Araştırmamı istediğim yönde sürdürebilmem için öncelikle, yaralanacağım
kaynakları saptamalıyım.
E) Bu soru ben ve benim gibi sınava girmiş olan bir çok kişinin kafasını
karıştırdı.
20.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Dürüst biri olduğundan dün de bugün de kuşkuya düşmüyorum.
B) Hukukçu olmadığımdan, işin bu yönünü sizinle tartışamam.
C) Bu konuda bir araştırma yapılmasını,hazırlanacak raporun ilgili kuruluşlara
gönderilmesini istedi.
D) Ben, öyle olduğunu düşünüyorum, öyle olduğuna inanıyorum.
E) Anımsanacağı gibi, bir yıldan beri bu konuda yazılar yazıyor, ilgilileri
uyarıyorum. 2
21. Muğla yöresindeki çıkan yangınlardan geriye, çırılçıplak ve simsiyah dağlar,
tepeler kaldı.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden
kaynaklanmaktadır?
A) Çoğul ekinin gereksiz kullanılmasından
B) Đlgi ekinin gereksiz kullanılmasından
C) Bağlacın yanlış yerde kullanılmasından
D) Yüklemin şimdiki zaman yerine geçmiş zaman kullanılmasından
E) Özne ile yüklem arasında uyumsuzluk bulunmasından
22. Öğrenciyi, düşünmeye ve yaratıcı olmaya yönelten ve herhangi bir konu
üzerinde eleştiri yapmasını sağlayan bir anlayış, eğitim sistemimize henüz
yerleşmedi.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisinden
kaynaklanmaktadır?
A) Dolaylı tümlecin cümlenin başında kullanılmamasından
B) Öznenin birden fazla sözcükten oluşmasından
C) Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından
D) Tamlayan eksikliği
E) Gereksiz yere zarf tümleci kullanılmasından
23. Türkçe’de bir cümlenin öznesi, birinci ve üçüncü tekil kişiden oluşuyorsa,
yüklemi birinci çoğul kişi olur.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uymamaktan kaynaklanan bir
anlatım bozukluğu vardır?
A) O akşam ben kendi odama, Fatma da kendi odasına çekilmişti.
B) Teyzemlerin yeni evine taşınmasından sonra siz bu eve yerleştiniz.
C) Havalar böyle giderse bir süre daha kahvaltımızı balkonda yapabileceğiz.
D) Ben de bir tabak alıp sofraya oturdum.
E) Babasıyla annesi bu evi üç yılda zar zor yapabildiler.
24.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) O yıllarda hepimiz tiyatro tutkunuyduk ve çalışmaya susamıştık.
B) Film, bir ailenin sıradan olaylar karşısındaki şaşırtıcı tutumunu ustalıkla
yansıtıyor.
C) Festivalin bu bölümünde müziğin farklı türlerinde adını duyurmuş sanatçılar
sahneye çıkacak.
D) Sanatçının bu karikatürleri başta Berlin ve Paris olmak üzere Avrupa’nın
çeşitli kentlerinde sergilenecek.
E) Bu kameralar, rahatça kullanılabildiği ve taşınmasının kolay olması nedeniyle
tercih ediliyor.
25. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Yetkililer bu konuda uluslar arası işbirliği yapılmasına karar verdiler.
B)Siyasi,askeri ve ekonomi alanlarında görüştüler.
C)Üye olan ülkelere toplantı konusunda bilgi verilmesini gerekli gördüler.
D)Toplantıda herkesin tartışmalara katılması gerektiğini söylediler.
E)Gelecek toplantıda ele alınacak konuyu belirlediler.
26. Yanlış bir şey yapsam da kızmaz ama inanılmayacak kadar anlayışlıdır.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden
kaynaklanmaktadır?
A)Yüklemin geniş zamanlı olmasından.
B)Cümleciklerin ortak özneli olmasından.
C)Yanlış ilgeç kullanılmasından.
D)Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından.
E)"bile" yerine "da" bağlacı kullanılmasından.
27.Festival süresince her gün düzenli olarak çıkacak olan "ilk çekim" adlı siyahbeyaz dergi sinema severlere ücretsiz dağıtılacak.
Bu cümledeki altı çizili sözlerden hangisi çıkarılırsa cümlenin anlamında
daralma olmaz?
A)1                B)2              C)3              D)4                E)5
28. Yenileme dediğimiz anlatım kusuru , aynı anlama gelen birden çok
sözcüğün gereksiz yere bir arada kullanılmasıdır.
Bir kavramın Türkçesiyle yabancısının birlikte kullanılması bu tür
kusurlardandır.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamada belirtilen türde bir anlatım
kusuru vardır.
A)Bunlar , belgesel özellikler taşıyan , birbirinden ilginç yazılardır.
B)Bugün işyerinde tebrik ve kutlama ziyaretlerinde bulunduk.
C)Eskiden , musikiyle uğraşan kişilere musikişinas denirdi.
D)Dil, varlığımızın en güçlü dayanağı , kimliğimizin en anlamlı kanıtıdır.
E)Günümüz insanının vazgeçmediği araçların başında televizyonla bilgisayar
gelmektedir.
29. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün kullanılması
uygun değildir?
A)Onun büroda çalışmalara ayak uyduramayan , uyumsuz biri olduğunu
düşünüyordu.
B)Eş dost demeden herkesi kıyasıya eleştiriyordu.
C)Arkadaşına sürekli olarak, o kişilerle ilişkilerini kesmesini öneriyordu.
D)Beğenmediği sözcüğü ya da cümleyi çizip yerine etkili sözler uyduruyordu.
Ê)Yıllardır tasarladığı romanına başlayamamanın sıkıntılarını yaşıyordu.
30. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Olağanüstü kişiliği ve sıra dışı dostluğuyla tanıdık tanımadık , herkes bir
sevgi çemberinin içine alırdı.
B) Tek başına gerçekleştirebileceği birçok tasarıya gençleri de katarak bilgisini
onlarla paylaşmak isterdi.
C) Gerek özgün çalışmaları , gerekse yetkin çeviri ve derlemeleriyle , bu
alandaki araştırmacılara ışık tutmuştur.
D) Onun düşünceleri , bilimle ilgilenen , yapıtlarını okuyan, anlayan ya da
anlamaya çalışanlar aracılığıyla yaşıyor.
E) Gençlerin deneyimsizlikten , bilgi eksikliğinden kaynaklanan sorunlarını
yanıtlayarak yönlendirirdi .
31.Alınan bu karar , savaşta askerlerin daha çok ölmesine yol açtı?
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
A)"bu" sözcüğü atılarak
B)"daha çok" sözü "askerin" sözcüğünden önce kullanılarak
C)"yol açtı" sözü yerine "neden oldu" sözü getirilerek
D)"alınan" sözcüğü atılarak
E)"savaşta" sözcüğü "askerin" sözünden sonra kullanılarak
1.Onun da görüşlerini öğrenmek , yararlanmak istediler
2.Herkes birbirine zarar vermeden yaşamayı başarabiliyorlar.
3.Onun aramızdan ayrılması yalnız bizim için değil , tüm toplum adına büyük bir
kayıptır.
4.Arkadaşının sıkıntı çektiğini biliyor , sezdirmeden yardım ediyordu.
32. Yukarıdaki numaralandırılmış cümlelerin hangilerinde anlatım
bozukluğu , tümleç eksikliğinden kaynaklanmaktadır?
A)1ve2               B)1 ve3                C)1ve4                D)2ve4             E)3ve4
33. Söz konusu yazarla benim düşüncelerimiz hatta duygularımız birbirine
benziyor. Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden
kaynaklanmaktadır?
A)Đyelik eki almış kişi zamirinin gereksiz kullanılmasından.
B)Özne ile yüklem arasında uyuşmazlık olmasından.
C)Gereksiz yere kullanılmasından.
D)Yüklemde anlam kayması olmasından.
E)Belirteç eksikliğinden.
34.Sergide tanıtılan antika eşyalar , geçmişte insanların inançlarını ve
beğenilerini de yansıtıyor. Bu cümledeki anlam karışıklığı aşağıdaki
değişiklilerden hangisiyle giderilebilir?
A)"tanıtılan" sözcüğünden sonra "çok değerli" getirilerek.
B)"geçmişte" den sonra "yaşamış" getirilerek
C)"antika" sözcüğü atılarak.
D)"inançlarını" sözcüğü yerine "geleneklerini" getirilerek
E)"de" sözcüğü atılarak
35. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Çalışma yaşamınızda bu tür güçlüklerle sık sık karşılaşacaksınız.
B)Bizim için önemli olan , görevinizi en iyi biçimde yerine getirmenizdir.
C)Bir sorunla karşılaştığınızda bizlerden yardım isteyebilirsiniz.
D)Bu , sizlere verebileceğimiz en önemli ödül ve en önemli hedeftir.
E)Bu işte de başarılı olacağınızdan hiç kuşkumuz yoktur.
36. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Hava kirliliğine karşı çeşitli önlemler alınabilir.
B)Çevre sorunlarıyla ilgili toplantılar yapılmalıdır.
C)Bu gaz havada yoğun oranda bulunur.
D)Akar sularımız sanayi atıklarıyla kirleniyor.
E)Gençler , doğanın korunması konusunda bilinçleniyor.
37.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Makinenizi , arkadaki açma - kapama düğmesine basarak kapatmanız
gerekmektedir.
B)Daha fazla bilgi edinmek için yetkili satıcınıza başvurabilirsiniz.
C)Bilgisayarınızın bozuk olup olmadığını öğrenebilmek için onu bir teknisyene
gösterebilirsiniz.
D)Bu bölümde , bilgisayarınızı nasıl kuracağınız ve nasıl kullanacağınız
açıklanmaktadır.
E)Bu kılavuzda sizi belli türdeki bilgilere uyarmak için bazı özel işaretler
kullanılmıştır.
38. Görüntüden uzak, doğal güzelliklerle dolu parkın bir köşesinde , yaşlı bir
hanım masanın üstüne koyduğu romanını bir karış uzaktan okumaya çalışıyor,
bir şişman spor giyimli bir adam da dalgın dalgın uzaklara bakıyordu.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunu gidermek için altı çizili sözcüklerin
hangisi atılmalıdır?
A)1            B)2                    C)3                    D)4                   E)5
39.Oraya gidersen , etnografya ya da kurtuluş savaşı müzelerini gezmelisin.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden
kaynaklanmaktadır?
A)Yanlış bağlaç kullanılmasından.
B)Koşul cümlesi olmasından.
C)Nesnenin yanlış yerde kullanılmasından.
D)Yüklemin gereklilik kipinde olmasından.
E)Ad tamlamasının gereksiz kullanılmasından 3
40.Fiyatlar çok pahalı olduğu için satışlar çok durgun.
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
A)"çok" sözcüğü atılmalı.
B)"durgun" yerine "az" sözcüğü getirilmeli.
C)"olduğu için" yerine "olduğundan" sözcüğü getirilmeli
D)"satışlar" yerine "alışveriş" sözcüğü getirilmeli
E)"pahalı" yerine "yüksek" sözcüğü getirilmeli
41.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Bu konuda nasıl bir çalışma yapılması gerektiği , uzmanlarca tartışılacak.
B)Olaydan büyük bir üzüntü duyduğunu , suçluların cezalandırılmasını istedi.
C)Yeni binaların ne zaman hizmete açılacağını , basın aracılığıyla duyuracağını
belirtti.
D)Sorunlara sağ duyuyla yaklaşmanın , onların çözümünü kolaylaştıracağı
sonucuna varıldı.
E)Bölgede, kış mevsiminin uzun sürmesi nedeniyle alınması gerekli önlemler
yetkililere bildirildi.
42. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Ozan , 1940 yıllarında yeni şiirimizin başta gelen adlarından biriydi.
B)O , 1946 yıllında düzenlenen bir yarışmada birinci olmuştu.
C)Aradan yıllar geçmesine karşın şiir anlayışında bir değişiklik olmadı.
D)Onun ilgi çekici yanlarından biri de konuları abartarak anlatmasıdır.
E)Toplumsal ve bireysel olaylara , yan tutmada bakar.
43.Yaptıklarını kendi ağzıyla itiraf etti.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden
kaynaklanmaktadır?
A)Yüklemin 3. tekil kişi olmasından.
B)Nesnenin çoğul eki almasından.
C)Gereksiz söz kullanılmasından.
D)Yüklemin dili geçmiş zaman olmasından.
E)Nesnenin yanlış yerde kullanılmasından.
44.O kurumda eğitim görmüş herkes , saygılı , hoşgörülü ve esnek olmak gibi
çok önemli erdemler kazanmışlardır.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisinden
kaynaklanmaktadır?
A)Gereksiz yere sıfat kullanılmasından.
B)Gereksiz yere bağlaç kullanılmasından.
C)Yükleme ek fiil getirilmesinden.
D)Öznenin sözcük öbeği olmasından.
E)Özne yüklem uyumsuzluğundan.
45.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Uzun süre ayakta kalabilmesi için bu yapı, neme dayanıklı camı , kireç ve
tuğla tozundan oluşan harçla yapılmıştır.
B) Bir kamu kuruluşuna ait sevimli konuk evinin önünde fotoğraf çektirdikten
sonra oradan ayrıldık.
C) Oraya gitmeye karar verirseniz , bu gezi için en az iki gün ayırmanız gerekir.
D) Her sabah erken kalkarak açık havada yürüyüş yapmanın kalp sağlığını
olumlu yönde etkilediğini öğrendik.
E) Adaylar 25 yaşından büyük olmalı ve sağlık kontrolünden geçmiş olması
gerektiğini söyledi.
46.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Đlk karşılaşmamızda bana bu kadar yakınlık göstermesine çok şaşırmıştım.
B) Bu kadar yetenekli bir çocuğu , sanata yönlendirmekle çok iyi bir iş yaptığını
düşünüyorum.
C) Geçirdiğim rahatsızlığı , büyük bir başarıyla ameliyat ederek sağlığıma
kavuşturdu.
D) Bu aşamada , olayları doğal akışına bırakmanın doğru olacağı kanısındaydı.
E) Aralarındaki sorunların görüş farklılıklarından kaynaklandığını biliyordum.
47. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Takımlardan biri , ötekinin bitmek bilmeyen saldırılarına daha fazla
dayanamadı.
B) Maçlarda , taraftarların çıkardığı olaylar spora gölge düşürüyor.
C) Sağlıklı kalabilmenin temel koşullarından biri de spor yapmaktır.
D) Son yıllarda kimi takımlar , Avrupa takımlarıyla yaptıkları maçlarda yüzümüzü
ağartıyor.
E) Ancak düzenli olarak yapılan spor yararlı olur.
48. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Bu anlaşılmazlıkların giderilebilmesi için zamana gerek var.
B)Bu konunun öncelikli ve ayrıntılı biçimde ele alınması gerekiyor.
C)Üyeler , onunla ilgili görüşlerini daha sonra açıklayacaklarını belirttiler.
D)Mimar ya da mimarlıkla ilgileniyorsanız bu kitabı okuyun.
E)Herkesin yaşamında birtakım sorunlar olduğunu hepimiz biliriz.
49. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Sanayide gelişmiş ülkelerde , bu tür sorunlar hızlı çözülüyor.
B) Düzenlenen toplantı ve törenlerde bütün öğrenciler görev alıyor.
C) Bu konuda yapılan açıklamaların anlaşılmayacak bir yanı bulunmuyor.
D) Kurumda çalışanların başarısının , bu koşullara bağlı olduğu düşünülüyor.
E) Teknoloji ne kadar artarsa da el emeğinin önemi azalmıyor.
50.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Buluştukları zaman sanattan , edebiyattan konuşuyor , kimi sanatçıları
eleştiriyorlardı.
B) Ortada , karamsar olmayı gerektirecek bir durum yoktu.
C) Bu kitapları okumak , çocuğun ufkunu genişletiyor , ona farklı dünyaların
kapılarını açıyordu.
D) Bu , kendi resimleri için açtığı ilk kişisel sergisi olacağı için çok heyecanlıydı.
E) Çok yorgun olduğu için o akşam erken yatmak istedi.
51Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Burada , tiyatro salonundan internet kafeye kadar birçok etkinlik bulunuyor.
B)Kentteki yaşam , öğretim kurumlarının sayısı arttıkça hareketleniyor.
C)Öğrencilerin sporla ilgili gereksinimlerinin karşılanması için girişimlerde
bulunuyor.
D)Kütüphaneden yararlanacak öğrencilerin önce kütüphaneye üye olmaları
gerekiyor.
E)Bilimsel araştırma yapacaklara her türlü olanak sağlanıyor.
52.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Gazetelerde bu tür haberlere hemen her gün rastlanıyor.
B)Yazar yaşadıklarını etkili bir biçimde anlatmakta başarılı olamıyor.
C)Yemeği erken yemesi gerektiği halde hasta bu yasağa uymuyor.
D)Bu alandaki çalışmaların hala yeterli bir düzeye ulaşmadığı söyleniyor.
E)Trafikle ilgili sorunların çözümü için geniş kapsamlı bir toplantı düzenleniyor.
53.Hiç kimse ona gerçeği anlatmamış; onu yalan yanlış sözlerle oyalamıştı.
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
A)"gerçeği" yerine "doğruyu" sözcüğü getirilerek
B)"anlatmamış" tan sonra "herkes" sözcüğü getirilerek
C)"anlatmamış" yerine "söylememiş" getirilerek
D)"onu" sözcüğü atılarak
E)"oyalamıştı" yerine "kaldırmıştı" getirilerek
54. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Dünyada en çok yağış alan bölge burası.
B) Ürettiklerinin çoğunu komşu ülkelere satıyorlar.
C) Bu toprakların büyük bir bölümü ormanlarla kaplı.
D) Ülkenin kuzeyinde elde edilen ürünlerin yarıdan fazlasını elma oluşturuyor.
E) Ekonomileri daha çok , yetiştirdikleri hayvancılığa dayalı.
55.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Yol kenarındaki çöp kutuları kaldırılarak bunların yerine çiçekler dikiliyor.
B)Yeni fidanlar dikilerek yeşillendiriliyor.
C)Kaldırımların kırık taşları , yenileriyle değiştiriliyor.
D)Đçinde oturulmayacak derecedeki binaların yıktırılması gerekiyor.
E)Eski yapılar boyanarak daha güzel bir görünüme kavuşturuluyor.
56.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Deneyimli bir yönetici , değerli bir bilim adamıydı.
B)Maddi durumu yetmediği için eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.
C)Kültürel varlıklara sahip çıkıp onları korumaya çalışan insanlardan biriydi.
D)Geleceğe umutla bakan ve zorluklar karşısında yılmayan bir gençti.
E)Ele aldığı her işi, başkalarından daha iyi, daha güzel yapmak isterdi
57.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A)Çevremizdeki kişilerle kuracağımız ilişkilerde özenli olmalıyız.
B)Sorunların bütün yönleriyle ele alınması iyi olur.
C)Bu alanda başarıya ulaşanların sayısı oldukça azdır.
D)Araştırmalar, eldeki bilgilerin doğru olmadığını kanıtlıyor.
E(Bu konudaki iftiralar tamamen uydurmadır.
58.Bu kararların uygulanıp uygulanmayacağının, yöneticilerin seçeceği tutuma
bağlı olduğu bildirildi.
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
A)"seçeceği tutuma" yerine "tutumuna" getirilerek.
B)"yöneticilerin" yerine "ilgililerin" getirilerek
C)"bu kararların" yerine "bunların" getirilerek.
D)"başlı" yerine "yönelik" getirilerek
E)"bildirildi" yerine "biliniyordu" getirilerek.
59.Tarihte bu uluslar, öteki ulusların arasına kaynaşmışlardır.
Bu cümledeki anlatın bozukluğu aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle
giderilebilir?
A) ‘tarihte’ yerine ’tarih boyunca’ sözü getirilerek
B) ‘uluslar’ yerine ’devletler’ sözcüğü getirilmeli
C) ‘bu‘ sözcüğü atılmalı
D) ‘ulusların arasına’ yerine ‘uluslarla’ sözcüğü getirilmeli
E) ‘öteki’ sözcüğü atılmalı
60.Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Yapıtlarındaki kişilerin, kendi aralarında didişmeleri, eğlenceleri, oynanan
oyunlarıyla kasaba yaşamı hakkında ipuçları veriyorlardı.
B) Güldürü öğelerine bolca yer verdiği ilk dönem romanlarıyla geniş bir okur
kitlesine ulaştı.
C) Güç koşullar altında yaşayan insanların sorunlarını toplumsal açıdan ele
almış, dönemin ahlak anlayışını yansıtmıştır.
D) Bu dergiyi okumaya başladıktan sonra edebiyata ve tarihe duyduğu ilgi
artmış.
E) Türkçe’nin inceliklerinden yararlanarak yaptığı çevirilerle dilimize elliye yakın
yapıt kazandırmıştır. 4
CEVAPLAR
1.B’deki cümlede nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu
vardır.Cümle ‘onları desteklemeliyiz’ şeklinde düzeltilmelidir.
2.Anlatım bozukluğu A’dadır. Cümlede iki şahıs vardır yüklem ‘istemeyiz’
yapılırsa cümle düzeltilebilir.
3.D’deki cümlede bir anlatım bozukluğu var yarar verilmez sağlanır yani cümle
’zarar mı veriyor, yarar mı sağlıyor’ şeklinde olmalıydı.
4.C’de bir anlatım bozukluğu vardır.Cümlenin sonu’...kitap okumakta
vardır.’şeklinde olmalıdır.
5.E’de bir anlatım bozukluğu vardır.’onların durumu’ şeklinde düzeltilebilir.
6.C’de bir anlatım bozukluğu vardır.Özne yüklem uyuşmazlığı görülmektedir.
7.B’de aynı anlama gelen sözcükler bir arada kullanılmıştır.’can çekişmek’ ve
ölmek üzere olmak’ aynı anlamdadır.
8.Anlatım bozukluğu C’de vardır.Gereksiz sözcük kullanmaktan
kaynaklanmaktadır.
9.Anlatım bozukluğu A’da vardır.Cümlede öznenin eksikliği anlatım bozukluğuna
sebep olmuştur.
10.Anlatım bozukluğu D’de yapılmıştır.Bozukluğun nedeni eylem eksikliğidir.
11.Anlatım bozukluğu E’de yapılmıştır. Cümlede ’ne kadar’ sözü gereksizdir.
12.3. cümledeki ‘yazılan’ sözü ‘sözlü tiyatro oyunları olduğundan.4. cümledeki
‘üretilen’ sözü öncekilerden kalan oyunlar da olabileceğinden gereklidir.
13.A’daki cümlede özne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu
vardır.Cümleye ‘şiirleri’ şeklinde özne konmalıdır.
14.Anlatım bozukluğu B’dedir. Kişi bir durumu ya doğru buluyor ya da
bulmuyordur.Kendi kararına inanmaması mümkün olmaz.’Yapılanları doğru
bulmuyorum’ demelidir.
15.’Onu’ sözü cümlede dolaylı tümleç eksikliğinin olduğu yere getirilmelidir.Bu
da D’dedir.’kızıyor’ sözünden önce ’ona’ sözü getirilmelidir.
16.’Aşağı yukarı’ sözü cümleye ihtimal anlamı katar.A’da ‘Üç dört yıldan beri’
sözü zaten yaklaşıklık anlamı katıyor.Aynı anlamı sağlayan’ aşağı yukarı’ sözü
bu cümlede gereksizdir.
17.Örnek cümlede ‘ellbette’ sözü cümleye kesinlik ‘olabilirler sözü ihtimal anlamı
katmaktadır.Bu iki anlam aynı cümlede kullanılmaz aksi taktirde çelişki olur.
18.Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni ’azımsamak’ sözcüğünün yanlış
anlamda kullanılmasıdır.’küçümsemek’ sözcüğü getirilmelidir.
19.Seçenekleri incelediğimizde E’de bir yapısal bozukluk görüyoruz.’Bu soru
benim kafamı karıştırdığı gibi benim gibi sınava girmiş bir çok kişinin kafasını da
karıştırmış’ şeklinde düzeltilebilir.
20.Anlatım bozukluğu A’da yapılmıştır.’Kuşkuya düşmüyorum’ sözü şimdiki
zamanda olan bir durum için söylenebilir.’Dün kuşkuya düşmüyorum’ denemez .
21.Örnek cümlede geçen ‘yöresindeki’ sözündeki ‘ki’ aitlik, bulunma
bildirir.’Çıkan’ sözünde yangınların yerini bildiriyor.’ki’ ‘nin atılması gerekiyor.
22.Cümledeki anlatım bozukluğu tamlayan eksikliğinden
kaynaklanmaktadır.’öğrencinin’ şeklinde bir tamlayana ihtiyaç vardır.
23.Soruda verilen kuralı incelersek şu sonuca varırız; ‘ben sen; ben o; ben siz;
ben onlar’ şahıslarından oluşuyorsa yüklem ‘biz’ zamirine göre çekimlenir.
A’daki cümle bu kurala uymamaktadır.
24.Anlatım bozukluğu E’de yapılmıştır. Cümlede geçen ‘nedeniyle’ sözcüğü
cümleye uyum sağlamamaktadır.
25.Anlatım bozukluğu B’de yapılmıştır.Bu cümlede isim ve sıfat tamlamalarında
ortak tamlanan kullanılması anlatım bozukluğuna neden olmuştur.
26.Örnek cümledeki anlatım bozukluğu ‘ama’ sözcüğünün cümleye
uymamasından kaynaklanmaktadır.
27.Parçada sözü edilen dergi festival süresince her gün çıkarılacağına göre
elbette ‘düzenli olarak’ çıkacaktır.3 numaralı söz öbeği atılabilir.
28.Seçeneklere baktığımızda açıklamaya uygun türden bir anlatım bozukluğu
B’de görülmektedir.’tebrik ve ‘kutlama’ aynı anlamı karşılamaktadır.
29.D’deki altı çizili sözcük kullanıldığı cümleye uygun değildir.’uyduruyordu’
olumsuz cümleler için kullanılır.
30.E’de nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.
31.Örnek cümledeki anlatım bozukluğu ‘daha çok’ sözcüğünün yanlış yerde
kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
32.Tümleç eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğunun olduğu cümle 1.ve
4. cümledir.
33.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni ‘benim’ sözcüğünün gereksiz
kullanılmasıdır.
34.Örnek cümledeki anlatım karışıklığı ‘geçmişte’ sözcüğünün ‘yansıtıyor’
eylemine bağlıymış gibi anlaşılmasından kaynaklanıyor.Bunu gidermek için B’de
önerilen değişiklik yapılmalıdır.
35.Anlatım bozukluğu D’de yapılmıştır.Sözcüklerin yanlış eyleme
bağlanmasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır.
36.Anlatım bozukluğu C’de yapılmıştır.’orandan’ yerine ‘olarak’ sözü
getirilmelidir.
37.Anlatım bozukluğu E’de yapılmıştır.’uyarmak’ sözü anlatım bozukluğuna
neden olmuştur.
38.Anlatım bozukluğu 4 numaralı sözcüğün gereksiz yere kullanılmasından
kaynaklanmaktadır.
39.Anlatım bozukluğu ‘ya da’ sözcüğünden kaynaklanmaktadır.’ya da’ yerine
‘ve’ gelmelidir.Yani yanlış bağlaç kullanılmıştır.
40.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni ‘pahalı’ sözcüğünün yanlış
kullanılmasıdır.
41.Seçeneklere baktığımızda B’de birden fazla nesne aynı yükleme
bağlandığından anlatım bozukluğu vardır.Birinci cümlede yüklem eksik olduğu
için anlatım bozukluğu olmuştur.
42.A seçeneğinde çoğul ekinin gereksiz kullanımından doğan bir anlatım
bozukluğu vardır.
43.Örnek cümlede gereksiz yere sözcük kullanılmasından doğan bir anlatım
bozukluğu vardır. ‘kendi ağzıyla’ sözü gereksizdir.
44.Örnek cümlede özne yüklem uyuşmazlığından kaynaklanan bir anlatım
bozukluğu vardır.
45.Seçeneklere baktığımızda E’de ‘ve’ bağlacından önce kullanılan ‘bitmek’
sözcüğü gereksiz kullanıldığı için anlatım bozukluğu söz konusudur.
46.Seçenekleri incelediğimizde C’de sözün yanlış anlamda kullanılmasından
doğan anlatım bozukluğu olduğunu görüyoruz.
47.A’da anlatım bozukluğu vardır.’karşılıklı sözü gereksizdir.’saldırı sözcüğü de
yanlış anlamda kullanılmıştır.
48.D’de ‘Mimar’ sözcüğünün gereksiz kullanımından doğan anlatım bozukluğu
söz konusudur.’ya da’ bağlacı da gereksizdir.
49.Seçenekleri incelediğimizde E’de anlatım bozukluğunun olduğunu
görüyoruz.Buradaki ‘artarsa’ sözcüğü yanlış kullanılmıştır.
50.D’de gereksiz söz kullanımından doğan anlatım bozukluğu vardır.’kendi
resimleri için’ sözü gereksizdir.
51.Seçenekleri incelediğimizde A’da bir anlatım bozukluğu olduğunu
görüyoruz.Burada ‘etkinlik’ sözcüğü yanlış anlamda kullanılıştır.
52.C seçeneğindeki ‘yasak’ sözcüğü yanlış anlamda kullanılmıştır.
53.Örnek cümlede özne yüklem uyuşmazlığından doğan anlatım bozukluğu
vardır.bozukluğu giderm için ikinci cümleye özne görevindeki ‘herkes’
sözcüğünü getirmektir.
54.Seçenekleri incelersek E’de anlatım bozukluğu olduğunu
görüyoruz.’yetiştirdikleri’ sözcüğü cümleden çıkarılarak bozukluk giderilebilir.
55.Seçenekleri incelersek anlatım bozukluğunun D’de olduğunu görürüz.Bu
cümlede ‘içinde’ sözcüğü gereksiz kullanılmıştır.
56.B seçeneğinde ‘yetmediği’ sözcüğü anlamına ve işlevine uygun
kullanılmadığı için anlam bozukluğu vardır.
57.Seçenekleri incelediğimizde E’de gereksiz kullanılmasından kaynaklanan
anlatım bozukluğu olduğunu anlıyoruz.
58.Cümlede ‘seçeceği tutumu’ ifadesi anlatım bozukluğuna neden olmuştur.
’seçeceği’ sözcüğünün cümleden çıkarılıp ‘tutum’ sözcüğünün ‘tutumuna ‘
şeklinde değiştirilmesi gerekir.
59.Örnek cümledeki anlatım bozukluğunun giderilmesi için ‘ulusların arası’ sözü
yerine ‘uluslarla’ sözü getirilmelidir.
60.Seçenekleri incelediğimizde anlatım bozukluğunun A’da yer aldığını
görüyoruz.’ Yapıtlarındaki kişilerin’ sözünün fazladan ‘-ın’ tamlayan ekini
almasından kaynaklanan bir anlatım bozukluğudur.
devamını okuyunuz... >>

SÖZCÜĞÜN YAPISI VE CÜMLEDE ANLAM


BASİT (KÖK) KELİMELER, TÜREMİŞ KELİMELER (=YAPIM EKLERİ)

Bir kelimenin basit (kök) kelime olup olmadığını tespit için yapılması gereken işteki mantık şudur: Bir kelime, artık bölünemeyecek duruma kadar, eklerden arındırılır. Son şekle basit kelime (kök kelime) denilir. Bunu görelim.

*AĞAÇLIK kelimesini inceleyelim:

AĞAÇ kelimesi ile AĞAÇLIK kelimesi arasında anlam ilişkisi olduğu için -LIK ekini atabilir ve bu ek için, yapım ekidir, diyebiliriz. Geride AĞAÇ kelimesi kalır. Bu kelimeyi de şu şekilde bölümleyelim: AĞ-A-Ç: Bu bölümlemeyi yapamayız. Çünkü, ekler bahsinde, yapım eklerinin köke anlamca bağlı kelime türetebileceğini söylemiştik. O halde; AĞ kelimesinden -A eki yardımıyla AĞA türetilemez. Çünkü; AĞ kelimesi ile AĞA kelimesi arasında anlam bağı yoktur. Yine AĞA kelimesinden -Ç eki yardımıyla AĞAÇ kelimesi türetilemez. Çünkü, AĞA kelimesi ile AĞAÇ kelimesi arasında anlam bağı yoktur.Bu gerekçelerden dolayı, bu kelimeyi AĞAÇ halinden aşağıya indirgeyemeyiz ve AĞAÇ kelimesi kök (basit) kelimedir, deriz.

* OKUL kelimesini inceleyelim.

OKU(mak) ile OKUL arasında bir ilişki bulunduğu için -L ekini atabilir ve ona yapım eki diyebiliriz. . Geriye OKU(mak) kalır. Bu kelimenin sonundaki -U sesini atıp, bu kelimenin kökü OKtur, diyemeyiz. Çünkü, böyle olması için -U sesinin yapım eki olması gerekir. Halbuki, OK ile OKU(mak) arasında anlam ilişkisi yoktur, bunun için de –U sesi yapım eki değildir. O halde bu kelimenin kökü OKU(mak)tır.

*İNAN(mak) kelimesini inceleyelim:

Bu kelimesinin kökü İN veya İN(mek) değildir. İNAN(mak) köktür. Çünkü, eğer bu kelimenin kökü İN veya İN(mek) olsaydı, AN seslerinin yapım eki olması gerekirdi. Halbuki İN veya İN(mek) kelimeleri ile İNAN(mak) arasında bir anlam bağı yoktur. O halde -AN sesleri yapım eki değildir ve İNAN(mak) kelimesi köktür.

YAPI BAKIMINDAN KELİMELER BAHSİNDE KELİME KÖKLERİ ÜÇ BAŞLIK ALTINDA İNCELENİR:

a)KESİNLİKLE FİİL OLARAK KABUL EDİLEN KÖK KELİMELER::

Dilimizde; iş, oluş ve hareket bildiren kelimelere fiil denilir. Sonuna hayali olarak (-mek, -mak) eki getirebildiğimiz ve iş, oluş, hareket bildiren kelimeler fiildir. Dilimizdeki fiiller, büyük bir çoğunlukla tek hecelidir. (Çift heceli fiillerimiz de vardır.) Fiillerimizin tamamı Türkçe'dir. gel-, koş-, yürü-, ye- sür-, kes-, sat-, uyu-, yık-, inan- vb.

b)KESİNLİKLE İSİM OLARAK KABUL EDİLEN KÖKLER:

Bu konuya çok dikkat etmek gerekmektedir. Yerleşik anlayışa göre, isim denildiğinde akla VARLIKLARI VE KAVRAMLARI BELİRTMEYE YARAYAN KELİMELER gelir: masa, sınıf, Ali, Atatürk, mart, sene, moral, zeka, düşünce vb. gibi. Halbuki, yapısı bakımından kelimeler bahsinde durum farklıdır. Kelimeler, yapı bakımından incelenirken, FİİL OLMAYAN KELİMELER İSİM (=İSİM SOYLU) KABUL EDİLİR. Bu son bilgiye dikkat edilmelidir.

Mesela, yansımalar ( miyav, hır, hav vb.) sıfatlar (yeşil, güzel, zayıf vb.), zarflar (sabah, az, sağ vb.) isim kökü kabul edilecektir.

c)ORTAK KÖKLER:
Dilimizde eşseslilik özelliği olan kelimelere ORTAK KÖKler eşsesli kelimelerle karıştırılır. Ortak köklerde eş seslilik özelliği olmakla birlikte, her eşsesli kelime ortak kök değildir.

Ortak kökler farklı kelime türleri olarak karşımıza çıkar ama, aralarında anlam ilişkisi devam etmektedir. Halbuki ortak köklerde bu durumu görevmeyiz. Eşsesli kelimeler arasında hiçbir anlam ilişkisi yoktur.

a)Ali GÜLdü.
b)Ali GÜL topladı.
Bu örnekte eşseslilik sözkonusudur. Çünkü (a) cümlesindeki GÜL(mek) bir hareketin adıdır. Halbuki (b) cümlesindeki Gül bir çiçek adıdır ve her ikisi arasında bir anlam bağı yoktur.

a)Ali duvarı iyi BOYAmış
b)İki kutu BOYA gerekir.
Bu örnekte, ortak kök özelliği vardır. (a) cümlesindeki BOYA(mak), fiildir. Bir iş yapıldığını belirtmektedir. (b) cümlesindeki BOYA ise bir inşaat malzemesinin adıdır. Bu iki kelime arasında anlam ilişkisi vardır. Çünkü BOYA(mak) işi, BOYA kullanılarak yapılmaktadır.

a)Kemal ile Metin yarın GÜREŞecek.
b)GÜREŞ sporunu çok severim.
Bu örnekte, ortak kök özelliği vardır. (a) cümlesindeki GÜREŞ(mek), fiildir. Bir iş yapıldığını belirtmektedir. (b) cümlesindeki GÜREŞ ise bir spor branşının adıdır. Bu iki kelime arasında anlam ilişkisi vardır. Çünkü GÜREŞ(mek) işi, GÜREŞ spor branşının gerçekleştirmesiyle yapılır.

a)Bize taş ATtı.
b)Bu AT yarışmayı kazandı.
Bu örnekte, ortak kök özelliği yoktur. Çünkü, (a) cümlesindeki AT(mak) kelimesi ile (b) cümlesindeki AT kelimesi arasında anlam ilişkisi yoktur.

2)TÜREMİŞ (GÖVDE) KELİMELER VE YAPIM EKLERİ:

Ekler bahsinden bu yana yaptığımız açıklamalar ve verdiğimiz örneklerden sonra, türemiş kelime hakkında bir görüş oluştuğunu sanıyoruz. Ancak konunun, tüm inceliklerini öğrenmek açısından örneklemelere ve mantık sunumlarına devam edeceğiz.

TÜREMİŞ (GÖVDE) KELİMELERDE DERECELENDİRME VARDIR:

Köklerden, yapım eki ile elde edilen yeni kelimelere, birinci derece türemiş kelimeler denilir. Bu söze göre, ikinci derece türemiş kelimelerin olması gerekir ki öyledir. Bir türemiş kelimeye, tekrar yapım eki getirip ikinci derece türemiş kelime elde edebiliriz.

* ZEYTİN-LİK (zeytin:yiyecek) -(zeytin-lik:zeytin yetiştirilen yer.)ZEYTİN=ZEYTİN-LİK: Anlam bağı var. ZEYTİNLİK kelimesi birinci dereceden türetilmiş bir kelimedir. Çünkü bir tane yapım eki (-LİK) var.

* ESKİ-Cİ-LİK: (eski: yeninin zıttı)-
( eskici: eski malları alıp satan kişi)
- (eskici-lik: eski malları alıp satma mesleğinin adı) ESKİ=ESKİ-Cİ=ESKİCİ-LİK. Kelimeler arasında anlam bağı var. O halde
-Cİ ve -LİK ekleri yapım eki. İki tane yapım eki olduğu için ESKİCİLİK kelimesi ikinci dereceden türemiş kelimedir.

TÜREMİŞ KELİMELERİ ELDE ETMEYE YARAYAN YAPIM EKLERİNİN, İŞLEVSEL (FONKSİYONEL) OLARAK GÖREVLERİ FARKLIDIR)

Dilimizdeki birçok kelime türetilmiş kelimedir. Bunların türetilmesi değişik köklerden olur. Bu durum yapım eklerinin İşlevsel görevlerini farklılaştırmıştır.

a)İSİMDEN İSİM YAPMA GÖREVİ OLAN YAPIM EKLERİ :

*ARKA-DAŞ:

Bu kelimenin kökü olan ARKA isim soylu bir kelimedir. Yani fiil değildir. ARKADAŞ kelimesi de isim soylu bir kelimedir. O halde, -DAŞ eki bir ismi tekrar isim haline getirmiştir. Bu tür yapım eklerine, yani isim kökünden tekrar isim türeten yapım eklerine isimden isim yapan ekler denilir. Yapım ekininin görevi, bir ismi tekrar isim yapmaktır. Şu kelimelerde de durum aynıdır.

* YOLCU
yol:kök isim
yol-cu: isim (yani fiil değil)
O HALDE
-cu:isimden isim yapan ek'tir.
Yolcu: isimden türemiş isim

* KONYALI
Konya:kök isim
Konya-lı: isim (yani fiil değil)
O HALDE
-lı:isimden isim yapan ek'tir.
Konyalı: isimden türemiş isim

AKŞAMLEYİN
akşam:kök isim
akşam-leyin: isim (yani fiil değil)
O HALDE
-leyin:isimden isim yapan ek'tir.
Akşamleyin: isimden türemiş isim

B) İSİMDEN FİİL YAPMA GÖREVİ OLAN YAPIM EKLERİ :

* BEYAZLAŞ(mak): Bu kelimenin kökü olan BEYAZ kelimesi isim soylu bir kelimedir; yani fiil değildir. Halbuki BEYAZ-LAŞ(mak) kelimesi bir fiildir. Demek ki isim soylu bir kelime olan BEYAZ kelimesine eklenen -LAŞ eki, isim olan kelimeyi fiil haline getirmiştir. İşte böyle, isim soylu olan kelimeleri, fiil haline getiren yapım eklerine, isimden fiil yapan ekler denilir. Şu kelimelerde de durum aynıdır:

* EVLEN(mek):
ev:kök isim
ev-len(mek): fiil
O HALDE
-len:isimden fiil yapan ek'tir.
EV-LEN(mek): isimden türemiş fiil'dir.

* GÖZ LE(mek)
göz:kök isim
göz-le(mek): fiil
O HALDE
-le:isimden fiil yapan ek'tir.
GÖZ-LE(mek): isimden türemiş fiil'dir.

* MİYAVLA(mak)
miyav: kök isim (yansıma)
miyav-la(mak): fiil
O HALDE
-la:isimden fiil yapan ek'tir.
MİYAV-LA(mak): isimden türemiş fiil'dir.

c)FİİLDEN İSİM YAPMA GÖREVİ OLAN EKLER:

*BİLGİ kelimesini inceleyelim:

Bu kelimenin kökü olan BİL(mek) fiildir. Halbuki BİLGİ kelimesi isim soylu bir kelimedir. Demek ki fiil kökü olan BİL(mek) kelimesine getirilen -Gİ eki, fiili, isim haline getirmeye yaramıştır. İşte böyle, fiilleri isim haline getirmeye yarayan yapım eklerine, fiilden isim yapan ekler denilir.

*YAZI
yaz(mak): fiil kökü
yazı: isim soylu kelime
O HALDE;
-I : fiilden isim yapan ek
YAZI: fiilden türemiş isim

SOLGUN:
sol(mak): fiil kökü
solgun: isim soylu kelime
O HALDE;
-GUN : fiilden isim yapan ek
SOLGUN: fiilden türemiş isim

d) FİİLDEN FİİL YAPMA GÖREVİ OLAN EKLER:

* BİLDİR(mek) kelimesini inceleyelim:

Bu kelimenin kökü olan BİL(mek) fiildir. BİLDİR(mek) kelimesi de fiildir. O halde, kök olan BİL(mek) kelimesine eklenen -DİR eki, fiili tekrar fiil haline getirmiştir. İşte böyle, fiili tekrar fiil haline getiren yapım eklerine, fiilden fiil yapan ek denilir.

*GÜLÜŞ(mek)
gül(mek): fiil kökü
gülüş(mek): fiilden türetilmiş fiil
O HALDE;
-ÜŞ : fiilden fiil yapan ek
GÜLÜŞ(mek) fiilden türetilmiş fiil

*UYUT(mak)
uyu(mak): fiil kökü
uyut(mak): fiilden türetilmiş fiil
O HALDE;
-T: fiilden fiil yapan ek
UYUT(mak) fiilden türetilmiş fiil

*ALIN(mak)
al(mak): fiil kökü
alın(mak): fiilden türetilmiş fiil
O HALDE;
-IN: fiilden fiil yapan ek
ALIN(mak) fiilden türetilmiş fiil

YAPIM EKLERİNİN ANLAMSAL ÖZELLİKLERİ:

Türemiş kelimeleri elde etmeye yarayan yapım ekleri anlamsal açıdan farklılıklar meydana getirebilir: Aynı türden yapım ekleri, kelime türetirken, türettikleri kelimelere değişik anlamlar kazandırabilir.

* TUZLU kelimesi, TUZ kelimesinden türetilmiş bir kelimedir ve –LU eki, yapım ekidir. Bu ek, kelimeye TUZU GEREĞİNDEN FAZLA OLAN anlamı katmıştır. Aynı -LU ekini bir de şu kelimede görelim: SAMSUNLU. Bu kelime Samsun kelimesinden türetilmiş bir kelimedir ve -LU eki, yapım ekidir. Kelimeye SAMSUN'DA DOĞAN, SAMSUNDA YAŞAYAN anlamları katmıştır.

* KİTAPÇI kelimesi KİTP kelimesinden türetilmiş bir kelimedir ve -ÇI eki, yapım ekidir. Bu ek, kelimeye KİTAP SATAN KİŞİ anlamı katmıştır. Aynı eki bir de şu kelimede görelim: FIRSATÇI. Bu kelime FIRSAT kelimesinden türetilmiştir ve -ÇI eki, yapım ekidir. Kelimeye FIRSAT KOLLAYAN KİŞİ anlamı katmıştır.

* KİTAPLIK kelimesi, KİTAP kelimesinden türetilmiş bir kelimedir vee bu kelimedeki
-LIK eki, yapım ekidir. Kelimeye KİTAP KONULAN YER anlamı katmıştır. Aynı eki bir de şu kelimede görelim: DÜNYALIK. Bu kelime, DÜNYA kelimesinden türetilmiştir ve -LIK eki yapım ekidir. Kelimeye DÜNYA İLE İLGİLİ MAL; MÜLK anlamı katmıştır.





BİRLEŞİK KELİMELER

Yapısı bakımından dilimizdeki üçüncü tür kelimeler, birleşik kelimelerdir. Adından da anlaşılacağı gibi, bu tür kelimeler, iki farklı kelimenin kaynaşarak birleşmesiyle oluşurlar. Birleşik kelimelerin incelenmesinde iki husus öne çıkmaktadır:

A) BİRLEŞİK KELİMELERİN ANLAMSAL OLUŞUMLARI:

a)Birleşik kelimeyi oluşturan kelimelerin her ikisi de gerçek anlamını yitirir.

*gümüş: maden
hane: ev
Gümüşhane: şehir

*aslan:hayvan
ağız: organ
aslanağzı: çiçek

*ÖRNEKLER:
*gelişigüzel - demirbaş -Vural
*hanımeli - akbaba - el yakmak
*kirişi kırmak - boşboğaz

b)Birleşik kelimeyi oluşturan kelimelerden sadece BİRİNCİSİ anlamını yitirir:

*deve:bir hayvan
kuş:bir hayvan
devekuşu: bir hayvan adı (Deve kelimesi anlamını yitirmiş. Çünkü, devekuşu'nun DEVE hayvan türü ile ilgisi yoktur. KUŞ hayvan türü ile ilgisi vardır.

*sivri: sivri
sinek:hayvan
sivrisinek:hayvan çeşidi (sinek gerçekten sivri değildir. SİVRİ kelimesi anlamını yitirmiştir.)

ÖRNEKLER:
*sigaraböreği - ateşböceği
*bal kabağı - köpek balığı

c) Birleşik kelimeyi oluşturan kelimelerden sadece İKİNCİSİ anlamını yitirir:

*cezaevi (=EV değildir ama CEZA ile ilgilidir.)

*karatavuk (=TAVUK değildir ama KARA'dır)

*gelivermek (=VERMEK ile ilgili değildir, GELMEK ile ilgilidir)

*gidedurmak (=DURMAK ile ilgili değil, GİTMEK ile ilgilidir.)

d)Birleşik kelimeyi oluşturan kelimelerden her ikisi de anlamını korur:

*ayak: insan organı
kap: bir şeyin konulduğu nesne
ayakkabı:ayağın konulduğu nesne(kap)

*biçer:biç(mek)
döver:döv(mek)=sapı samandan ayırma işi
biçerdöver:hem biçen hem de döven (sapı samandan ayıran) tarım makinesi)

ÖRNEKLER:
*ön söz - atasözü - pazartesi - ön sezi

B) BİRLEŞİK KELİMELERİN YAPISAL OLUŞUMLARI:

a)İsim ile İsmin Kaynaşması Yoluyla:
*Gümüşhane - Atatürk - anayasa
*Semanur - babaanne -

b)Sıfat Tamlaması Yoluyla:
sivrisinek - karatavuk (kuş adı )
*Acıgöl - Uludağ - akciğer
*boşboğaz - akbaba - açıkgöz

c)Belirtisiz İsim Tamlaması Yoluyla :
*kuşpalaz-ı (hastalık adı) - balay-ı
*camgöbek(ğ)-i - aslanağz-ı

BU YOLLA OLUŞAN BİRLEŞİK İSİMLERİN BAZILARINDA, SONDAKİ İYELİK EKİNİN ZAMANLA DÜŞTÜĞÜNÜ GÖRÜRÜZ:

* Edirnekapı(s)-ı =Edirnekapı
* Kadıköy-ü = Kadıköy

d)İyelik (Tamlanan) Ekinin Kaynaştırması Yoluyla (=Deyim Anlamlılık)

*(onun) BAĞR-I-YANIK
*(onun) BAŞ-I-BOŞ
*(onun) SÜT-Ü-BOZUK
*(onun) EL-İ UZUN
* (onun) KULAK(Ğ)-I DELİK

e)İki Çekimli Fiilin Kaynaşması Yoluyla:

*çekyat - gelgit - dedikodu
*biçerdöver - uyurgezer - vurdumduymaz
*Vural - kaptıkaçtı - kapkaç

f)İsim ile Çekimli Fiilin Kaynaşması Yoluyla:

*ateşkes - mirasyedi - imambayıldı
*söz vermek - not etmek - elvermek
*öngörmek - var saymak - adam olmak

Bu tür birleşik kelimelerin cümle özelliği gösterdiğine dikkat ediniz.

g)İsim ile Fiilimsinin Kaynaşması Yoluyla:

*günebakan - karakaçan --oyunbozan
*dalgakıran - çöpçatan - cankurtaran
*Palandöken - başbakan - ağaçkakan

h) İki Sıfatın Kaynaşması Yoluyla :

*soğukkanlı - açgözlü

BİRLEŞİK KELİMELER İLE İLGİLİ BİRKAÇ NOT

a) Bazı birleşik kelimeler oluşurken, ses düşmesi olmaktadır.

* Pazarertesi = Pazartesi (ERTESİ kelimesinin başındaki ER kısmı düşmüştür.

*Cumaertesi= Cumartesi (ERTESİ kelimesinin başındaki E harfi düşmüştür.)

b) Bazı birleşik kelimelerde, iki ayrı kelimenin varlığını hissetmek çok zordur. Bu tür kelimelerde ses düşmesi ve ses değişimi gözlenmektedir.

*Ne için = niçin (ses düşmesi olmuştur)

*ne asıl = nasıl (ses düşmesi olmuştur)

*sütlü aş = sütlaç (ses düşmesi ve ses değişimi olmuştur. AŞ kelimesinin sonundaki Ş, Ç harfine dönüşmüştür.)

*bu öyle = böyle(ses düşmesi olmuştur)

*özü ne =özne (ses düşmesi olmuştur)
*ne ise ne = nesne (ses düşmesi olmuştur)

c) Birleşik kelimeler, büyük ve küçük ünlü uyumuna aykırılık gösterebilir:

*Yenicuma - binbaşı - okuyagelmek
* alıvermek - Keçiören

d) Birleşik kelimeler, Türkçe'nin "#8220;Kelimelerde ilk hece dışında yuvarlak ünlülerden o ile ö bulunamaz."ilkesine aykırılık gösterir:

*Yeniköy - Yeniyol - gecekondu
*Erol - Erdoğan - başıboş - boşboğaz

e) Birleşik kelimeler, kelime türü bakımından çeşitlilik gösterir:

*Birleşik İsim : Çanakkale - Anayasa - aslanağzı

*Birleşik Sıfat : boşboğaz (adam) - soğukkanlı (katil ) - çalçene (çocuk) - Başıboş (köpek)

*Birleşik Zarflar : birdenbire (güldü) - gelişigüzel (vurdu ) - soğukkanlı (konuştu.)

*Birleşik Filler : hisset (mek) - göresi gel(mek) - kulak kabart(mak) - geliver(mek)

CÜMLEDE ANLAM
Çeşitli duygu ve kavramlarla ilgili yargı içeren cümle örnekleri:
Uyarma, tehdit, azımsama, eşitlik, beğenme, önyargı, varsayım, reddetme, hayıflanma, şaşma, pişmanlık, acıma, yergi, eleştiri, olasılık, öneri özlem, sitem vb.







Geç kalmaya devam edersen işinden olabilirsin.
Sakın babana karşı geleyim deme; yoksa seni mirasından mahrum eder.
Bu kadar parayla geçinilir mi hiç?
--------------------------------------------------------------------------------

Bizim Ali orada da karşımıza çıkmasın mı?
Diploması ne olursa olsun ben onu çırak olarak bile işe almam.
Aşk olsun yani, insan dostlarını hiç arayıp sormaz mı?
Biraz sonra bir batağın içine dalmayayım mı?
Haftada 100 milyon harçlık veriyorum da gene beğenmiyor.
Bu hız sevdasından vazgeçmeze başına bir şey gelecek.
Titanic bütün ödüllere layık bir film.
Dokuz kişi bu arabaya nasıl sığmış.
Nerde o eski günler!
Müdür saygısızın biri, sorumluluk duygusu da taşımıyor.
Keşke evi satmasaydım.
Önümüzdeki yıl enflasyon daha da düşebilir.
Göreceksiniz, bu yıl da sınavı kazanamayacak.
Diyelim ki bu parti seçimi kazandı.
Borsadan uzak dur, paranı hazine bonosuna yatır.
Başarılı ama, çok da kibirli.
O da senin kadar akıllı.
Farz edelim ki başarı; neye yarar?
Doya doya sevemedim ki annemi.
Söylerim söylerim kim anlar halimden.



Neden – sonuç ilişkisi


Derse geç kaldığı için üzülmüş.
Trafik yoğun olduğundan geciktim.
Çalıştı da başardı.
Kitap okumaya ara verdi; çünkü gözleri yorulmuştu.
Bu sene bahar yağmursuz geçti; ekinlerde hiç iş yok.




Amaç ilişkisi



Okula gitmek için evden çıktı.
Konuşma üzere kürsüye yöneldi.
Sizi görmeye geldim buraya.
Bu kitabı satranç öğrenesin diye almıştım.
Kız kardeşini karşılamak üzere bir saat önce gara gitti.




Koşul ilişkisi
· Lodos eserse hava temizlenir.
· Ne demek istediğimi, bu kitabı okursan anlarsın.
· Yardım edersen işimi çabuk bitiririm.
· Babanı gördü mü olanları anlatır.



Sizin için izin alırım, ama erken döneceksiniz.
İki saat sonra dönmek üzere gidebilirsin.
İstediğin arabayı alırım, yeter ki sınavı kazan.
Okula gideceksin ama otobüsle.
Onu gördükçe seni hatırlıyorum.
Beni dinlerseniz, konuyu öğrenirsiniz.
Beşiktaş’a giderim, ancak vapurla…
Bu kitabı sana geri almak üzere veriyorum.
Çalışmadan başarı kazanılmaz.
Özüne dokunmamak üzere oyunda her türlü değişikliği yapabilirsiniz.




Karşılaştırma ilişkisi
· Hiçbirimiz onun kadar çalışmadık.
· O senden daha cesur ve akıllıymış.
· Dünyada hiçbir dost insana kitaptan daha yakın değildir.
· Bilim adamı kavramlarla; sanatçı imgelerle düşünür.



Yorum (açıklama) ilişkisi



Ali’nin ateşi çıkmış; anlaşılan üşütmüş.
Gözleri kanlanmış; demek ki çok geç yatmış.
Sanatçının son eseri birkaç ay önce yayımlandı; öncekiler gibi bu da dünya ölçüsünde bir şaheser.
Televizyon seyretmek faydalıdır; görgümüz artar, düşünce ufkumuz genişler.



Nesnellik- öznellik
Kitaptaki ilk öykünün konusu köy yaşamıdır.
Oyundaki olaylar bir çiftlikte geçiyor.
Yazar, bu romanından sonra peş peşe altı oyun yazdı.
Romanın sonunda kahramanların hiçbiri umduğunu bulamıyor.
Yahya Kemal, 20. yüzyılın en başarılı şairidir.
İstanbul Türkiye’nin en güzel şehridir.
Karadeniz insanı çok inatçıdır.
En güzel kış meyvesi portakaldır.
Hikâyeciliğimizdeki en başarılı dönem o yıllardı.
En güzel yıllarımı o köyde geçirdim.
Şehirde yaşamak köyde yaşamaktan daha zordur.



Yunus, 13.-14. yüzyıllarda Anadolu’da yaşamış bir tasavvuf ozanıdır.
Sinema, tiyatrodan daha önemli bir sanat dalıdır.
Doğrudan anlatım – dolaylı anlatım




Kaptan: “Yarın hava güzel olacak.” dedi.
Kaptan, yarın havanın güzel olacağını söyledi.
Yolcu, şoföre: “Daha yavaş gidemez misiniz?” dedi.
Yolcu, şoföre daha yavaş gitmesini söyledi.
Okulu neden bıraktığını soranlara çalışmak zorunda olduğunu söylüyordu.
Bu kadar korkak olduğunu bilmiyordum, diyerek yanımdan uzaklaştı adam.



Kinayeli anlatım
Takımımız bu haftaki maçında muhteşem bir oyunla 4-0 mağlup oldu.
Çocuk o kadar çalışkandı ki her dönem en az beş zayıf getirirdi.
Tanım cümlesi
Dize sonlarındaki ses benzerliğine kafiye adı verilir.
Edebiyat, duygu, düşünce ve hayallerin etkili bir şekilde söz ve yazıyla ifade edilmesidir.
Konuşmak, duygu ve düşüncelerin sözle ifadesidir.



Yargıda olumluluk – olumsuzluk
Yazar, bu yapıtıyla büyük bir başarıya daha imza atıyor.
Yazar, bu yapıtında da sıradanlıktan kurtulamamış.
Son derece zeki; ama hiç çalışmıyor.



Karşıt anlamlı cümleler
Adamın yüzündeki yumuşak ifade bizimle konuşurken birdenbire sertleşmişti.
Dışarısı günlük güneşlik, sımsıcak, halbuki burada paltolarımız bile bizi ısıtmaya yetmiyor.
Derin boğazlara girdiğinde coşup köpüren ırmaklar, düze inince miskinleşiyor.



Genelleme cümleleri



Soğuk bölgelerde yaşayanların yüz hatları sert olur.



Açıklama cümleleri
Şiirini günlük dille yoğurmuş; her sözünde halkın sesi vardır.
Çok sağlam bir dili var; tek bir sözcüğü bile gereksiz kullanmamış.



Üslupla ilgili yargı cümleleri
Kısa ve devrik cümlelerle yazması, yazarın anlatımını daha çekici kılıyor.
Bu şiirlerdeki yalınlık, basitliğin değil, zor ulaşılır bir ustalığın ürünü.

devamını okuyunuz... >>